GündemManşet

Umut Altaş: Türkay Sonel Gülistan’ın “Kafasına sıktım” dedi

Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu "Türkay bana 'çok bağırıyordu ben de sıktım' dedi. İstanbul'daki evlerini ziyaret ettiğimde Vali babası beni alnımdan öptü. Sustuğum için teşekkür öpücüğü olabilir." diye konuştu.

Akşam gazetesinden Yavuz Atalay’ın haberine göre, Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmanın firari şüphelisi Umut Altaş, “O zamanlar saftım. Türkay bana bu cinayeti kendisinin işlediği yönünde bir not da bıraktı. Konutta bana, ‘Çok bağırıyordu ben de sıktım’ dedi. Hatta araçtayken cinayet silahına dokundum. Ben bu olayın artık çözülmesini istiyorum” dedi.

Cinayet sonrasında Mustafa Türkay Sonel’in kendisine, “Şükrü o işi halletti” dediğini aktaran Altaş, bahsettiği kişinin eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruması Şükrü Eroğlu olduğunu söyledi. Altaş, “İstanbul’daki evlerini ziyaret ettiğimde Vali babası beni alnımdan öptü. Sustuğum için teşekkür öpücüğü olabilir” diye konuştu.

“Viyadükte öldürmüştür, ardından koruma Şükrü’yü aramıştır. Oradan bir ‘Santa Fe’ marka araçla cesedi götürmüşlerdir diye düşünüyorum.” ifadelerini kullanan Altaş, “Türkay, 18 yaşından küçük kızlarla da beraber oluyordu, tecavüz edecek bir karaktere sahipti. Şiddet eğilimi son derece yüksekti. Kendi kız kardeşini bile dövmüştü. Elif adında bir sevgilisi vardı, onu da darp etmişti” dedi. Altaş, “Bir gün polislerle tartıştı. Görevli polislerin üstüne yürüdü, onlara silah gösterdi. Ardından cebinden bir kart çıkarıp gösterdi ve polisler hiçbir şey yapamadı. Onun gücünü ilk kez orada, o an gördüm” iddiasında bulundu.

Gülistan Doku soruşturması
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı. Soruşturmayı baştan ele alan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla, “Jandarma Dedektifleri” olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kuruldu. Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri, PTS kayıtları toplandı. Gülistan’a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67’si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Gülistan’ın kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüşmek için geldiği kafeye nereden geldiğinin, kafeden ne zaman çıkıp öğretmenine gittiğinin de ortaya çıktığı görüntüler, Başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek, Gülistan’ın akıbeti araştırıldı. Ayrıca dosyaya bazı şüpheliler eklenerek, HTS, PTS çalışmaları da yapıldı. Gerekli çalışmaların tamamlanmasının ardından da operasyon başlatıldı. Kayıp dosyasından ‘cinayet’ soruşturmasına dönen dosyada, cinayet şüphesiyle 14, 17 ve 24 Nisan’da operasyonlar düzenlendi. 17 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olan ve ABD’de bulunan Umut Altaş içinse kırmızı bülten çıkarıldı.

Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, “kasten öldürme” suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov’un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, “suç delillerini gizleme ve yok etme” suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle “yağma” suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de “resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme”, “resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi’nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adlî kontrolle serbest bırakıldı. Hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla ‘Delilleri yok etme ve gizleme’ suçlamasıyla gözaltına alınan Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., adlî kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu Mustafa Türkay Sonel’in aracında çıkan DNA örnekleriyle ilgili aileden DNA örneği alınmasına karar verdi. Kararın ardından Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ile babası Halit Doku’dan Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda kan, tırnak ve saç örnekleri alındı. Alınan örnekler, araçta tespit edilen DNA bulgularıyla karşılaştırılacak.

Facebook Yorumları

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu