Siyaset

Tülay Hatimoğulları: Çerçeve yasa mutlaka sonuç üretmelidir

DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları "Çerçeve yasa, bu sürecin teknik başlığı değil; barışı hukuka, umudu güvenceye, tarihi ortak geleceğe bağlayacak en hayati eşiktir"

İmralı heyetinin son dönemde çeşitli temaslarda bulunduğunu aktaran DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, süreç kapsamında çerçeve yasa önerisinin de gündeme geldiğini söyledi.

Dem Parti Grup Toplantısında konuşan Hatimoğulları “Son İmralı görüşmesinde Sayın Öcalan, mevcut tıkanıklıkları ve gecikmeleri aşmaya dönük yeni bir formül ve yol haritası ortaya koymuştur. Sayın Öcalan, sürecin hukuki zemini için çok yoğun bir çaba içindedir. İmralı heyetimiz de geçtiğimiz hafta temaslarda bulundu ve AKP’yle de bir görüşme gerçekleştirdi. Burada çerçeve yasa da görüşüldü. Heyetimiz görüşmede, özel yasanın bir an önce hayata geçmesi ve bunun sürece sağlayacağı ivme konusunda net bir çerçeve çizdi. Meclis kapanmadan yasanın çıkması hususunda görüşlerimiz yeniden ifade edildi.” dedi.

Çerçeve yasanın kapsamlı ve sonuç odaklı olması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, sürecin üç aşamalı bir yaklaşımla ilerleyebileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

Çerçeve yasanın geniş ve kapsayıcı olması önemlidir. Çatışmalı dönemden demokratik, sivil bir döneme geçişin zeminini oluşturabilmelidir. Kürt sorununu “terör ve güvenlik” dairesinden çıkarıp barış ve eşit kardeşlik hukuku zeminine taşımalıdır. Çatışma süreçlerinin kök nedenlerini ortadan kaldırmak için bir geçiş sürecine hizmet edebilmelidir. Bu yasa mutlaka somut hukuki sonuçlar üretmelidir. Çerçeve yasanın kapsayıcı karakteri, 86 milyona nefes aldıracak ve barış çabalarını büyütecek ilk adımdır. İkinci adımda, çerçeve yasayla birlikte sürecin kurumsallaşmasına doğru güçlü bir adım atabiliriz. Barışın inşası için devreye alınacak gerekli mekanizmalar, süreci öngörülebilir hale getirir. Kurumsallaşmış süreç de barışın sigortası olacaktır. Üçüncü adımda, barışın yaşamsal hale gelmesi için Sayın Öcalan’ın rolü ve konumunun tanımlanması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Üç adımda çerçeve yasanın hayata geçirilmesi, pozitif barışın eşiğinin geçilmesidir. Bu eşiği atlamak bizlerin elindedir, parlamento ve iktidarın sorumluluğundadır.

Bir grup aydın, yazar ve siyasetçinin çağrısıyla bu hafta sonu Cumhuriyetin demokratik dönüşümü tartışılacak. 13-14 Haziran’da İstanbul’da gerçekleşecek “Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”nı, Türkiye’nin demokrasi, barış ve ortak yaşam arayışına katkı sunabilecek önemli bir toplumsal girişim olarak görüyoruz. Otoriter değil, demokratik cumhuriyet ufkunun inşa edilmesinin elzem olduğu bu süreçte böylesi çalışmalar çok önemlidir. Aydınların, yazarların ve sanatçıların öncülük etmesi son derece değerlidir. Bu bakımdan konferansın ortaya çıkaracağı tartışmaların ve önerilerin, Türkiye’de barışın toplumsallaşmasına, demokratik dönüşüm arayışlarının güçlenmesine ve demokratik çözüm ufkunun genişlemesine katkı sunacağına inanıyoruz. Bu değerli girişimde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Barışa ve ortak geleceğe inanan tüm kesimlerin bu tartışmalara katkı sunup sahiplenmesini umut ediyoruz. Zor bir zamandan geçtiğimizin farkındayız. Barışın ve demokratikleşmenin yolunun zorlu olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama biz bu yolu yürümeye kararlıyız. Yolu meşakkatli olsa da demokratik cumhuriyeti mutlaka inşa edeceğiz. Yolunuz açık, Hızır yoldaşınız olsun.

Facebook Yorumları

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu