GündemManşet

Arınç’tan ‘mutlak butlan’ yorumu: Karar yetki, görev ve usul bakımından yanlış

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) tarafından verilen mutlak butlan kararı ve sonrasında yaşanan tartışmalar hakkında yazılı açıklama yaptı.

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) tarafından verilen mutlak butlan kararı ve sonrasında yaşanan tartışmalar hakkında prensip olarak taraflardan birini suçlama niyeti taşımadığını söyleyen Arınç, buna karşın bir hukukçu ve siyasetçi olarak görüşlerini paylaşmak istediğini belirtti.

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) tarafından verilen mutlak butlan kararı ve sonrasında yaşanan tartışmalar hakkında yazılı açıklama yaptı.

“Kararı yetki, görev ve usul hukuku bakımından yanlış buluyorum”

Bülent Arınç, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını incelediğini belirterek kararın hukuki yönüne ilişkin eleştirilerde bulundu.

Arınç, “Ben, BAM Dairesi’nin 20 sayfalık kararını okudum. Bir hukukçu olarak bu kararı yetki, görev ve usul hukuku bakımından yanlış buluyorum” dedi.

Bugüne kadar Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve ilgili konularda YSK dışında hiçbir hukuk mahkemesinin karar vermediğini belirten Arınç, söz konusu kararı “konjonktürel bir karar” olarak nitelendirdi.

“Asıl vahim olan kararın ihtiyati tedbirli verilmesidir”

Arınç, kararın içeriği kadar ihtiyati tedbirli verilmesini de eleştirdi.

“Kararı konjonktürel bir karar niteliğinde görüyorum. Asıl vahim olan bu kararın ihtiyati tedbirli olarak verilmesidir” diyen Arınç, kararın tedbir konulmadan da verilebileceğini ve Yargıtay denetiminden geçip kesinleşmesi hâlinde gerekli işlemlerin sorunsuz biçimde yürütülebileceğini söyledi. Arınç, yaşanan kaos ortamının da ihtiyati tedbir kararından kaynaklandığını savundu.

“Yargıtay bir an önce karar vermeli”

Bülent Arınç, bu süreçte Yargıtay’a önemli bir görev düştüğünü vurguladı.

Arınç, “Bütün bu durum karşısında Yargıtay’a düşen görev, bir an önce hukuka ve hakkaniyete uygun bir karar vermesi ve tedbirin kaldırılmasıdır” ifadelerini kullandı.

“Bu karar bir partiyi işlevsiz hale getirebilir”

Arınç, kararın bir parti kapatma kararı olmadığını ancak sonuçları itibarıyla ciddi siyasi etkiler doğurabileceğini belirtti.

Kendi siyasi geçmişine atıfta bulunan Arınç, üç partisinin Anayasa Mahkemesi tarafından, bir partisinin ise 12 Eylül darbesiyle kapatıldığını; başka bir partinin de kapatılmaktan tek oy farkla kurtulduğunu hatırlattı.

Arınç, “BAM kararı elbette bir parti kapatma kararı değildir; ancak sonuçları itibarıyla bir partiyi işlevsiz hâle getirmek, içini karıştırmak ve gücünü yok etmek sonucunu doğurabilecek bir karardır” dedi.

Erbakan örneği verdi

Arınç, açıklamasında merhum Necmettin Erbakan’ın parti kapatma süreçlerindeki tavrına da değindi.

Erbakan’ın hiçbir zaman sokağı, taşkınlığı ya da şiddeti teşvik etmediğini vurgulayan Arınç, “Alınan kararı üzüntüyle karşılar ve ‘büyük davamız yanında bunun nokta kadar değeri yoktur’ diyerek yoluna devam ederdi” dedi.

“Hukuk ve sabırla yola devam ettik”

AK Parti’nin kuruluş sürecine ve siyasi mücadele geçmişine de değinen Arınç, partinin darbeler, muhtıralar, tehditler ve kumpaslara karşın hukuk ve sabırla yoluna devam ettiğini söyledi.

Arınç, “AK Parti’yi kuran kadro, nice darbeler, muhtıralar, yol kesmeler, tehditler ve kumpaslara rağmen yıllardır milletin güvenini taşıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında dile getirilen geçmişteki “muhtar bile olamaz” söylemlerini hatırlatan Arınç, bugün gelinen noktayı hukuka ve millete duyulan güvenin bir sonucu olarak değerlendirdi.

“Müdahaleler demokrasinin yolunu keser”

Arınç, açıklamasının sonunda bu tür yargısal ve siyasi müdahalelerin yalnızca siyasi partilere değil, genel olarak siyaset kurumuna zarar verdiğini ifade etti.

Kendi deneyimlerine dayanarak konuştuğunu belirten Arınç, “Bu tür müdahaleler, siyasi partilerden daha çok başta siyaset kurumu olmak üzere kurumların işlevsiz kalmasına ve demokrasinin yolunun kesilmesine yol açar” dedi.

Facebook Yorumları

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu