Prof. Dr. Özgenç’ten Erdoğan’a: Çerçeve yasa bu haliyle kanunlaşırsa kaos yaşanır
Ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç, PKK/KCK’nin silah bırakması sonrasında soruşturma, kovuşturma ve cezaların infazının ertelenmesini öngören kanun teklifine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben bir mektup yayımladı. Teklifin bazı hükümlerinin “şartlı genel af” sonucunu doğuracağını savunan Özgenç, düzenlemenin mevcut haliyle yasama sürecinde düzeltilemeyeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski Başdanışmanı ve ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne yönelik hukuki eleştirilerini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben kaleme aldığı mektupla kamuoyuna açıkladı.
TBMM kayıtlarına göre 2/3793 esas numaralı teklif, 5 Ağustos 2026’da Meclis Başkanlığına sunuldu ve Adalet Komisyonuna sevk edildi. Teklif; PKK/KCK’nin ve bağlantılı yapılanmaların fiilî varlığına son verdiğinin, kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu durumun Millî Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesi halinde bazı soruşturma, kovuşturma ve infaz işlemlerinin ertelenmesini öngörüyor.
SAYIN CUMHURBAŞKANI’NA MEKTUP
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan 5.8.2026 tarihli ve 2/3793 Esas sayılı “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne göre; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlığını, millî birliğimizi ve ülke bütünlüğünü…
— İzzet Özgenç (@izzetoezgenc) August 6, 2026
“HÜKÜMLÜLER BAKIMINDAN KOŞULLU ÖZEL AF”
Özgenç, teklifin 6’ncı maddesinde yer alan infaz erteleme düzenlemesinin hükümlüler bakımından “koşullu özel af” niteliği taşıdığını savundu.
Teklife göre, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlarla 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlardan hüküm giyenler kapsam dışında tutuluyor. Diğer kapsamdaki suçlarda toplam cezası 15 yıl veya daha az olanların infazı beş yıl, daha ağır cezaların infazı ise on yıl ertelenebilecek.
Özgenç, mahkûmiyet kararlarının hukuki varlığını koruyacağı için hükümlülerin normal şartlarda denetim süresi boyunca seçilme veya atanma yoluyla kamu görevi üstlenemeyeceklerini belirtti. Ancak teklifin 7’nci maddesine göre oluşturulacak Kurulun talebi üzerine mahkûmiyetten doğan hak yoksunluklarının süre dolmadan kaldırılabilmesine dikkat çekti.
Özgenç, bu mekanizmayla bazı kişiler bakımından özel af niteliğindeki uygulamanın, denetim süresi tamamlanmadan genel affın sonuçlarını doğurabileceği görüşünü dile getirdi. Teklifte, beş yıllık ertelemede iki; on yıllık ertelemede ise üç yıl geçtikten sonra Kurulun talebiyle hak yoksunluklarının kaldırılması için karar verilebileceği düzenleniyor.
ÖCALAN İÇİN “ÖRTÜLÜ İSTİSNA” ELEŞTİRİSİ
Özgenç, teklifin Abdullah Öcalan hakkındaki mahkûmiyet hükmünü ismi açıkça belirtilmeden kapsam dışında bıraktığını savundu.
Düzenlemede, örgüt faaliyeti çerçevesinde 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlar erteleme kapsamının dışında tutuluyor. Özgenç, aynı suçun 1 Haziran 2005’ten sonra işlenmesi halinde teklif hükümlerinden yararlanılabilecek olmasını hukuk ve kanun tekniği açısından çelişkili buldu.
KANDİL’DEKİ ÖRGÜT YÖNETİCİLERİ İÇİN UYARI
Özgenç, Türkiye’de haklarında henüz soruşturma açılmamış bazı örgüt yöneticileri bakımından teklifin ciddi sonuçlar doğurabileceğini ileri sürdü.
Teklifin 3’üncü maddesine göre, MGK kararının yayımlanmasından önce işlendiği halde kapsamda kalan suçlar nedeniyle daha sonra soruşturma başlatılması, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulacak Kurulun iznine bağlanıyor.
Özgenç, bu hüküm nedeniyle Kandil’de örgütün faaliyetlerini yöneten ancak Türkiye’de haklarında henüz soruşturma bulunmayan kişilerin herhangi bir ceza soruşturmasına tabi tutulmadan serbest kalabileceklerini savundu.
Kasten öldürme suçunun teklifin dışında bırakıldığını hatırlatan Özgenç, buna karşılık örgüt yöneticilerinin öldürme eylemlerine iştirak edip etmedikleri araştırılmadan, haklarındaki diğer soruşturmaların ertelenmesinin mümkün olabileceğini ileri sürdü.
“SORUŞTURMADAN DOĞAN HAK YOKSUNLUĞU” İTİRAZI
Özgenç’in eleştirdiği bir başka hüküm ise teklifin 7’nci maddesinde yer alan hak yoksunluklarının kaldırılmasına ilişkin düzenleme oldu.
Teklifte, Kurulun talebi üzerine “soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması” için sulh ceza hâkimliğinden veya ilgili mahkemeden karar istenebileceği belirtiliyor.
Özgenç, henüz mahkûmiyetle sonuçlanmamış bir soruşturma veya kovuşturmanın doğurduğu hak yoksunluğundan söz edilemeyeceğini belirterek bu hükmün Türk hukuk sistemiyle bağdaşmadığını ve uygulanabilir olmadığını savundu.



