Murat Emir: Raporumuz bir “Kürt Raporu” değil
CHP'li Murat Emir, hazırladıkları komisyon raporunu eleştiren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'a yanıt verdi. Emir, 1989'da SHP'nin hazırladığı Kürt raporu hatırlatmasına "Raporumuz bir 'Kürt Raporu' olmayıp, o gözle değerlendirilmesi de isabetli değildir" şeklinde yanıt verdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili ve komisyon üyesi Murat Emir, TBMM’de PKK’nın silahsızlandırılmasına yönelik atılacak adımları tartışması için kurulan komisyonun CHP’li üyelerinin kaleme aldığı rapora ilişkin DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın eleştirilerine yanıt verdi.
İlke TV’de katıldığı programda komisyonda yer alan siyasi partilerin raporları hakkındaki soruyu yanıtlayan Bakırhan “En çok CHP’nin raporuna üzüldüm” demiş ve SHP’nin 1989’da yazdığı raporu hatırlatarak “CHP bir rapor yazacaksa, 89’da SHP’nin yazdığı raporu alıp güncellesin. Hangi partinin üzerinde baskı yok? Şu anda binlerce arkadaşımız içeride, sürgünde. Davası olmayan arkadaşımız yok. Bu bir gerekçe değil” şeklinde konuşmuştu.
Bir kez daha söylemekte yarar var;
Komisyonun kuruluş amacı; demokrasi, hukuk devleti ve toplumsal barışa ilişkin sorun ve çözümleri ortaya koymaktır. Partimiz de bu doğrultuda bir rapor hazırlayarak daha demokratik, hukuk devleti niteliği güçlü ve toplumsal barışını inşa etmiş… https://t.co/BB7CINfFpn
— Murat Emir (@muratemirchp) December 20, 2025
Yayında bu ifadelerin kesitinin yer aldığı paylaşımı alıntılayan Murat Emir ise Bakırhan’ın eleştirilerine sosyal medya hesabından yanıt verdi.
“Raporumuz bir ‘Kürt Raporu’ olmayıp, o gözle değerlendirilmesi de isabetli değildir” diyen Emir, komisyonun kuruluş amacının demokrasi, hukuk devleti ve toplumsal barış olduğunu, CHP’nin de bu bağlamda bir rapor hazırladığını ifade etti.
Raporda ötekileştirilen bütün toplum kesimlerinin olduğunu belirten Murat Emir, şunları söyledi:
“Her sayfasında ötekileştirilenler, adaletsizliğe uğrayanlar, temel hak ve özgürlükleri engellenenler, ayrımcılığa tabi tutulanlar, yok sayılanlar vardır. Dolayısıyla Kürtler, Türkler, Aleviler, Sünniler, kendini öteki tanımlayan herkes vardır. Raporumuz herbir bireyin kendini eşit hissettiği ve temel hak ve özgürlüklerini en geniş anlamda kullanabildiği bir Türkiye yaratmayı odağına koymuştur.”



